Ekonomi

Türkiye’de ve dünyada olup biten ekonomik gelişmelerin analiz, teknik takip ve araştırmalarını bulabileceğiniz ve bu analizlerin kişisel finansınıza nasıl etki edeceğini bulacağınız blog.

2015 Dünya ekonomi piyasaları nasıl olacak? “Banane nasıl olursa olsun, beni sadece Türkiye ekonomisi ilgilendirir“ diyenlerdenseniz, kafanızı kumdan çıkarma zamanı çoktan gelmiş hatta geçmiştir bile. O yüzden kafanızı nerede gömdüyseniz orada bırakabilirsiniz.

“Evet, dünya piyasaları da benim için önemli, önümü daha net görmemi sağlıyor.“ diyenlerdenseniz, bu yazacaklarım sizin için. Bu yazımda ilk önce 2015 yılında dünya piyasasında işlem gören yatırım araçlarına (petrol, altın, döviz vs) kısaca bir göz atacağız sonra 2015’te en fazla dikkat çekecek olan ülkeleri inceleyeceğiz.

Türkiye kendi uçağını yapabilir mi? Yaparsa yılda kaç tane üretebilir? Zamanında üretebilir mi? Uluslarası uçak sanayinde çalışan biri olarak bu soru bana çok soruluyor. Bu sorunun cevabı mühendislik kapasitesinden ziyade bu sektörü destekleyecek olan yan sanayi firmalarının ne kadar çok ve donanımlı olması ile alakalıdır. Uçak üretimini besleyecek olan yedek parça ve yan sanayi, yıllık üretim kapasitesini ve zamanında teslimat gibi önemli parametreleri direkt olarak etkiler.

2014 Yerel seçimlerinde siyasi partiler yaklaşık olarak 135 milyon 616 bin lira para harcadı. Peki hangi parti ne kadar seçim harcaması yaptı? 2014 yerel seçimlerinde en çok harcama yapan siyasi parti hangisi oldu

2014 yılının Mart ayında yapılan yerel seçimlerde en çok reklam/tanıtım harcamasını Cumhuriyet Halk Partisi yaptı. 2014 yerel seçimlerinde CHP 45,8 milyon lira reklam/tanıtım harcaması yaptı. Yerel seçimler için ikinci en fazla reklam/tanıtım harcamasını 41 milyon lira ile AK Parti gerçekleştirdi.

Günümüz hayat şartlarında tasarruf yapmak, bazı şeylerden para biriktirmek günlük hayatımızda önemli farklar yaratabilir. Günlük yaşantımızda alacağımız kararlar ufak da olsa uzun vadede ciddi paralar biriktirmeize ve tasarruf yapmamızı sağlayabilir. Bazı insanlar ekonomik darboğazdan çıkmak için yeni işler, yeni fikirler, yeni uygulamalar peşinde koşabilir (gayet doğal) fakat günlük hayatta çok ufak değişiklikler yaparak gerçekten ciddi farklar yaratabilecegimizin farkında mıyız acaba?

Devletin karar vericileri yıllık harcamalarını bir bütçe ile planlamaktadır. Bu bütçe kapsamında belirlenen harcamalar gelirlerden fazla olduğunda ülke yöneticileri gelirlerin yetmediği kısmı borçlanarak karşılamaya çabalarlar. Bu borçlanmayı da genellikle iç borçlanma yolu ile yaparlar. Ancak iç borçlanma bazen yeterli olmayabilmekte bu durumda da dış borçlanma söz konusu olabilmektedir.

2004 – 2011 yılları arasında Türkiye’nin iç ve dış borçlanma verileri aşağıda yer almaktadır.

Gayri safi yurtiçi hasıla (GSYİH) ve büyüme hızı son derece önemli olmakla birlikte, kalkınmışlık ve refah düzeyini yansıtmak açısından yetersiz hatta bazen yanıltıcıdır. Örneğin Çin 2011 yılı itibariyle dünyanın ikinci büyük ekonomisidir. Buna karşılık dünyanın 17'inci büyük ekonomisi olan Türkiye'de kişi başına GSYİH Çin'e kıyasla oldukça yüksektir. Bu yüzden ülkeler arası karşılaştırmalar yapılırken kullanılan bir başka ölçüt ise, kişi başına GSYİH ölçütüdür. GSYİH'nın nüfusa bölünmesiyle elde edilen Kişi başına GSYİH sayesinde kabaca bir ülkede yaşayan her bir bireyin payına yaratılan gelirden ne kadarının düştüğünü öğrenebiliriz.

Belki de bu yazıyı yazmamın nedeni yazın Türkiye’ye tatil için geldiğimde sipariş ettiğim çoban salatanın beklediğim lezzette olmamasıydı. İşlerimin yoğunluğundan dolayı her sene Türkiye’ye gelemiyorum. Belki de birkaç yılın biriktirdiği vatan özlemi,yemeklere olan hasret benim beklentilerimi arttırmıştı, bilemiyorum ama o istediğim özlediğim lezzetleri bazı ürünlerde bulamadım.

Hormonlu gübre kullanımı, tarladan bir yıl içinde toplanan ürün sayısını arttırıcı her türlü yapay malzeme ürün kalite ve lezzet değerlerini olumsuz etkilediğini artık herkes biliyor. Bu olay hemen hemen tüm dünyada aynı. Tarımda hormonlu ürünlerin çoğalmasının nedenlerini incelediğimizde karşımıza çok derin sonuçlar çıkabilir. Mesela, mazot fiyatları, köyden şehire göç, eğitim, enflasyon, nüfus artışı, mevsim değerleri vs vs. Hatta yakın bir çiftçi dostumdan duyduğuma göre, eğer çiftçiyseniz ve yan tarlanın sahibi ürünlerinde hormon kullanıyorsa, doğal yollardan, sulama kanalları ile o kullanılan hormonlu kimyasal maddeler sizin tarlanızdaki ürünleri de ister istemez olumsuz etkiliyor. Peki biz bu hormonlu, tadı acayip, yerken zevk vermeyen tarım ürünlerine mecbur muyuz? Tarladan verimi arttırmanın başka bir yolu yok mu?

Birçoğumuzun yurtdışında yaşayan akrabası ya da yurtdışında okuyan oğlu veya kızı vardır. Ve yurtdışında yaşayan sevdiklerimize bazı zamanlarda veya düzenli olarak para göndermek gerekebilir. Peki en ucuza, kesinti olmadan yurtdışına para yollamanın yolları nelerdir? Bu yazımızda yurtdışına para transferi konusunu ele alacağız.

Not: Bu yazida emegi gecen Levent Akkok'e (nam-i diger Mr. Google) tesekkur ederiz.

Devalüasyon nedir? Televizyonlarda, gazetelerde oldukça sık rastlanan bu ekonomi teriminin asıl manası nedir? Devalüasyon oldu denince aslında ne olmuştur? Bu yazımızda bu soruların cevabını arayacağız. Devalüasyon bir ülkenin para biriminin değerinin kasıtlı şekilde devlet tarafından aşağı çekilmesi ve belli başka bir para birimlerine veya bir standard’a göre yeniden ayarlanmasıdır.

Talep, en basit bir anlatımla satın alma gücü ile desteklenmiş istekler olarak ifade edilebilir.  Burada temel unsur bireylerin mevcut istek ve ihtiyaçları değil, bu istek ve ihtiyaçların satın alma gücü ile desteklenmiş olmasıdır. Diğer bir ifadeyle satın alma gücü ile desteklenmemiş istekler ekonomi bilimi çerçevesinde talep olarak adlandırılmaz.  Bunun nedeni, istediği bir mal veya hizmeti satın alacak gücü (parası) bulunmayan bir kimsenin o malın fiili alıcısı olamayacağı gerçeğidir. Ancak bir mal veya hizmetin fiili alıcısı olabilecek kimseler, o mal veya hizmetin piyasa fiyatını etkileyebilirler. Bu anlatımlardan sonra talep, belirli bir piyasada, belirli bir zamanda, belirli bir fiyattan, satın alınmak istenen ve satın alma gücü ile desteklenen mal ve hizmet miktarı olarak tanımlanabilir. Kişilerin tek tek taleplerine kişisel talep, kişisel taleplerin toplamına ise piyasa talebi denir.