Ekonomi

Türkiye’de ve dünyada olup biten ekonomik gelişmelerin analiz, teknik takip ve araştırmalarını bulabileceğiniz ve bu analizlerin kişisel finansınıza nasıl etki edeceğini bulacağınız blog.

Enflasyon, fiyatlar genel düzeyinin etkili bir şekilde devamlı yükselmesi nedeniyle paranın sürekli olarak değer kaybetmesi, bunun sonucu olarak da tüketicilerin satın alma gücünü yitirmesidir. Bu tanımdan anlaşıldığı üzere enflasyon sadece belli bir malın veya hizmetin fiyatının tek başına artması değil, fiyatlar genel düzeyinin sürekli bir artış göstermesidir. Bir ekonomide bazı malların fiyatları artarken bazıları da düşmektedir. Önemli olan ortalama fiyatların seyridir.

Durgunluk dönemlerinde çok sayıda işletme maliyetlerini düşürme çabasına girer. Reklam harcamaları genellikle en önce kısılanlar arasındadır. Çünkü üst yöneticiler (özellikle de finans kökenliler) reklamı kar üreten bir araç olarak değil rakiplere karşı bir savunma, sigorta olarak görür. Bu klasik yaklaşımda pazarlama ve reklam bütçeleri beklenen tahmini gelirin belirli bir oranı olarak saptanır. Oysa, daha yüksek pazarlama bütçesi daha yüksek gelir demektir. Amerika'da bulunan Kmart'ın (perakende satış mağazalar zinciri) CEO'su durgunluk döneminde pazarlama bütçesini kestiğinde, sonuç felaket olmuştu. İki rakibi onun müşterilerini kaptı. Kmart'ın satış kayıpları, pazarlama bütçesini kısarak yaptığı tasarrufun kat kat üzerinde oldu. Böyle kötü bir sürprizle karşılaşmak istemeyenler "Durgunlukta Pazarlama" teknikleri konusunda bilgi sahibi olmalı ve şu hatalara düşmemeye dikkat etmeliler:

Bu yıl 8. kez gerçekleştirilen Travel Turkey 2014 İzmir Turizm Fuar ve Konferansı 4 Aralık 2014 tarihinde İzmir Uluslararası Fuar Alanı’nda açıldı.

Dört gün boyunca süren fuarda katılımcılar 2015 turizm yılı için gelen önemli ziyaretçilerle görüşerek turizm ve seyehat bağlantıları kurdu. Bu yıl gerçekleştirilen fuara 902 firma katıldı ve fuarı 28 bin 73 kişi ziyaret etti. Yurtdışından ve yurtiçinden gelen ziyaretçiler önümüzdeki senelerdeki turizm potansiyelini planlamak ve değerlendirmek üzere İzmir’de toplandılar. Geçtiğimiz yıl fuarı, 34 ülkeden 26 bin 487 kişi ziyaret etmişti.

Bu yılın onur konuk ülkesi İtalya ve Türkiye’den seçilen ve öne çıkan Adıyaman fuarda, ziyaretçilere ve katılımcılara kendilerini tanıtma fırsatı buldular. Bu yıl Travel Turkey 2014 İzmir Turizm Fuar ve Konferansına katılan ülkeler aşağıdaki gibi sıralandı;

Almanya, Arjantin, Avusturya, Bulgaristan, Cibuti, Endonezya, Etiyopya, Gambiya, Gürcistan, Güney Afrika, Güney Kore, Güney Sudan, Hindistan, İran, İtalya, Kenya, Macaristan, Makedonya, Malezya, Moğolistan, Namibya, Nijerya, Portekiz, Ruanda, Uganda, Ürdün, Tanzanya, Tunus, Türkiye ve Yunanistan.

Sektör deneyimi ile Amerika’da kendine yer edinen ve hatta son dönemlerde uzay mekiklerine her türlü ihtiyaç malzemesi taşıma projesini Amerikan Savunma Bakanlığından alan SNC (Sierra Nevada Coorporation) firması, Türk jeti projesinde başı çeken kuruluş olarak gözüküyor. Finansman ise Türk Milli Savunma Bakanlığı ve Ulaştırma Bakanlığı tarafından karşılanıyor.

Görünen o ki, Amerika kökenli SNC (Sierra Nevada Coorporation) firması ile Milli Savunma Bakanlığı ve Ulaştırma Bakanlığının ortak bir noktada buluştu ve imzalar atıldı. 32 kişilik TRJ328 ve TRP328 modelleri ilk etapta uçuşa geçecek olan kısa menzilli jetler olmakla birlikte uzun vadede daha fazla yolcu kapasitesine (70 kişi) sahip TRJ628 modeli servise girecektir.

TRJ aslında Türk Jet’in kısaltılmış halidir. 328 numarası ise TRJ Türk jeti olarak tanıtılan fakat zamanında almanların yaptığı Dornier 328 tipi uçağın asıl kodudur.

TRJ328, TRP328 ve TRJ628 ortak özellikleri kısa-orta menzilli olmaları ve kısa pistlere iniş-kalkış yapabiliyor olmalarıdır. TRJ sersinin bu özellikleri, Türkiye’deki şehirlerin birbirlerine olan uzaklıkları ve şehirlerimizdeki havaalanları göz önünde bulundurulduğunda gayet mantıklı gözüküyor.

Avrupa Birliği tarafından hizmetler “normal olarak bir ücret karşılığı yapılan ve malların, sermayenin ve kişilerin serbest dolaşımı kapsamına girmeyen işler" olarak tanımlanmaktadır.

Bu madde hükmüne göre, hizmetler tanımının kapsadığı faaliyetler şunlardır:

• Sınai nitelikteki faaliyetler;
• Ticari nitelikteki faaliyetler;
• Esnaf ve sanatkâr faaliyetleri;
• Mesleki faaliyetler.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı tarafından yapılan açıklamada, yeni mezun üniversitelilerin maaşlarının yarısının bir yıl süresince devlet tarafından karşılanacağı söylendi.

Türkiye’de işsizlik oranlarının %11’i geçmesiyle birlikte devlet yetkilileri harekete geçti ve işsizlik oranlarını tek haneli rakamlara çekmek için plan ve projeleri devreye koymaya başladı.

İşveren üzrerindeki yükü azaltmak için, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ilk sene boyunca işverenin verdiği ücretin yarısını yeni mezun üniversite öğrencilerine vermeyi amaçlıyor.

Böylece hem istihdamı arttırmak hem de iş aramaktan vazgeçen gençleri tekrar iş gücüne kazandırmak ve işverenleri yeni mezun üniversite öğrencilerini işe almaya teşvik etmek isteniyor.

Gelir dağılımındaki adaletsizlikten dolayı son zamanlarda zengin’in daha zengin olduğunu ve fakirin de daha fakir olduğunu hepimiz biliyoruz. Fakat bilmediğimiz, bu eşitsizlik dengesinin sizin bildiğinizden daha hızlı şekilde değiştiğidir. Önümüzdeki 2 yıl içinde yani 2017’e kadar dünyanın en zengin %1’lik azınlığı, geri kalan %99’un sahip olduğu tüm mal varlıklarından daha fazlasına sahip olacak. Oxfam tarafından yapılan araştımaya göre, 2016 yılı sonunda dünyanın en zengin %1’lik kesimi, dünya varlıklarının %50’sinden daha fazlasına sahip olacak ve dünyanın geri kalan %99’u, dünya varlıklarının yarısından daha az bir kısmı ile yetinmek zorunda kalacak.

Tükiye eskiden pamuk zengini bir ülke olarak bilinirdi. Ama artık değil. Adana - Çukurova bölgesi ve güneydeki diğer yörelerde üretilen pamuk, tüm Türkiye’nin ihtiyacını karşıladığı gibi yurtdışına da ihraç edilirdi. Tekstil firmalarımız dünya devleriyle yarışırdı. Bol pamuk, ucuz fiyat, dünya piyasası ile rekabet etmemizi kolaylaştırırdı. Türkiye’de 2014 yılında üretilen pamuk miktarı, tükettiğimiz pamuk miktarının yarısıni bile karşılamadığını öğrenince şok oldum.

Bugün dünya, tarihi günlerinden birini yaşıyor. Bunun karşısında yazamadan duramadım. Petrol varil fiyatları dünya piyasasında $50’a kadar düştü. Tarih 5 Ocak 2015. Ne kadardan düştü? 2014 yaz aylarında petrol varil fiyatları $100 seviyelerindeydi. Bu düşüşün temel sebebi piyasada fazla petrol’ün üretilmesidir. Dünyanın en fazla petrol tüketen ülkesi olan Amerika son yıllardaki inanılmaz araştırma ve geliştirme çalışmalarıyla bugün itibariyle petrol ithal eden ülke konumundan petrol ihraç eden ülke konumuna gelmiştir. Yüksek basınçlı hidrolik sıvı (bazı kimyasallar içeriyor), yer altında kayalık yerlerde çatlatma yönteminde kullanılıyor ve yer altında doğal sebeblerden dolayı sıkışan ham petrol’ün daha kolay hareketini sağlıyor. Bu yöntem Amerika’da, yer altından çıkarılan petrol hacminde inananılmaz bir artış sağladı. Bu yıl Amerika’da ilk çeyrekte 11 milyon varil petrol üretimi gerçekleşti. Bu rakam dünya literatür’ünde ilk çeyrekte en fazla petrol üretimi olarak tarihe geçti. 2005 yılında Amerika petrol ihtiyacının %60’ını ithal ederken bu rakam 2014’te %30’a düştü.

2015 Dünya ekonomi piyasaları nasıl olacak? “Banane nasıl olursa olsun, beni sadece Türkiye ekonomisi ilgilendirir“ diyenlerdenseniz, kafanızı kumdan çıkarma zamanı çoktan gelmiş hatta geçmiştir bile. O yüzden kafanızı nerede gömdüyseniz orada bırakabilirsiniz.

“Evet, dünya piyasaları da benim için önemli, önümü daha net görmemi sağlıyor.“ diyenlerdenseniz, bu yazacaklarım sizin için. Bu yazımda ilk önce 2015 yılında dünya piyasasında işlem gören yatırım araçlarına (petrol, altın, döviz vs) kısaca bir göz atacağız sonra 2015’te en fazla dikkat çekecek olan ülkeleri inceleyeceğiz.